Mardin’den Nobel’e…

Aziz Sancar

10 Ekim cumartesi günü Cumhuriyet tarihinin en çok can kaybına mal olan terör saldırısını yaşadık. Canlı bombaların bilye ile güçlendirilmiş TNT’yi patlattıkları ortaya çıktı. Ülkemiz, terör eyleminde patlatılan bombalar yüzünden ölen masum canlara üzülürken, servetini patlayıcılardan kazanmış Alfred Nobel’in insanlığın gelişimi için harcanan emeklere verilmesini istediği ödüllerden birini alan Aziz Sancar’a duyulan ilgi ve sevinçle karışık bir haftayı geride bıraktı.

Durumdan vazife çıkarması gerekenlerin, siyasi tartışmalara muhatap olduğu bir toplumda demokrasinin marjinal tanımının “azınlıkların hakkını korumak” olduğu hesap edilirse, insanlık bir kere daha yara almış oldu. Gündemin yoğun bir şekilde değiştiği ülkemizde akıl sağlığımıza halel gelmeden, ideolojilerin kurbanı olmadan, bombalarla kurban olan canlara insanlık penceresinden bakıp, insanlık için emek harcamak kolay mı?

Yaşanılan acıların insanlığa en büyük dersi verdiğini düşünürken maalesef ülkemizde yaraları zaman sarıyor, zaman acılarımızı hafifletiyor… Bu acıları yaşarken almamız gereken bir diğer ders var ki geçiştirilmeyecek kadar önem verilmeyi hak ediyor.

Buyrun okuyalım efendim…

Nobel kimya ödüllüne layık görülen bilim insanı Aziz Sancar, “Ben bu ödülü memleketime ve Cumhuriyet devrinin başlattığı eğitime borçluyum” dedi.

Düşündünüz mü, Cumhuriyet devrinin eğitimi nedir, nasıl başlamıştır?

Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim ve bilim politikası, Mustafa Kemal’in 27 Ekim 1922’de Bursa’da öğretmenlere söylediği nutukla başlamış ve 22 Eylül 1924 ’te Samsun’da yine öğretmenlere yaptığı konuşma ile devam etmiştir.

Batının anlayıp uyguladığı ama bizim anlamamakta ısrar ettiğimiz o müthiş konuşmasında Mustafa Kemal,( 22 Eylül 1924) Samsun’da öğretmenlere şöyle seslenmişti:

“Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, muvaffakiyet için, en hakiki mürşit ilimdir, fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalâlettir. Yalnız ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının olgunlaşmasını idrak etmek ve gelişmeleri zamanında takip etmek şarttır. Bin, ikibin, binlerce sene evvelki ilim ve fen dilinin çizdiği düsturları, bin sene sonra bugün aynen uygulamaya kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulmak değildir.”

Bundan on yıl sonra 1933’te söylediği Onuncu Yıl Nutku’nda ülkemizin bilim ve eğitim hedefini çok net bir şekilde çizmiştir.

1939 yılında bakan olan Hasan Ali Yücel, Atatürk’ün çizdiği yolda aynen yürümeye başlaşmış, Atatürk ile olan fikir birliğini şöyle dile getirmişti: “Onun gösterdiği akıl yoludur. Müspet bilim dediği, budur. Hakiki mürşit gördüğü bilim, aklın eseridir. Bizi ona çağırdı. Bu gerçeği Türk millerine en gür sesiyle bağırdı. Hurâfelerden, masallardan, özsüz hayallerden, içi boş vehimlerden kurtulmanın başka çaresi var mıdır?”

Hasan Ali Yücel

Hasan Ali Yücel

Bu sayede 1940-1942 yıllarında 17 Köy Enstitüsü kuruldu. O yıllarda nüfus dağılımına göre vatandaşlarımızın %25′ i şehir ve kasabalarda yaşarken, %75’i köylerde yaşıyordu. Okula gitmesi gereken, okul ve öğretmen bulabilen çocuklarımızın %75’i şehir ve kasabalarda, %25’i köylerde yaşıyordu.  O zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel(ünlü şair Can Yücel’in babası) yaptıkları çalışmaları anlatırken, Köy Enstitülerinin ne yaptığını 1955 yılında şöyle açıkladı:

“Bugün Türkiye ilkokullarında 1.822.498 öğrenci var. Bunun normalde 1.300.000’i şehirlerde, 500.000’i köylerde olması lazım. Halbuki değil!.. 1.289.547 köylerde, 563.051 öğrenci şehirlerde. O eski rakamlar 15 yıl içinde nasıl tersine döndü? Kimler bu doğru denklemi kurabildi?”

Köy Enstitüleri’nde verilen eğitim sırf köy yaşamına dönük değildi. Shakespeare oynanıyor, Mozart da çalınıyordu. Köy Enstitüleri’nde yetişenler dünya hakkında fikir sahibi oluyor, eğitim seviyesi yönünden geri kalmıyorlardı. Bunun kanıtını Aziz Sancar’ın videosunda bulabilirsiniz.(Ben Amerika’ya gittiğimde sosyal yönden uyum sorunu yaşadım ama bilim yönünden buradaki diğer öğrencilerden bir eksiğim yoktu.)

Sadede geleyim…

DNA onarımı üzerine yaptığı çalışmalarla Kimya dalında Nobel Ödülüne layık görülen üç kişiden biri olan  ve bunun için 40 yılını adayan Sancar, ilkokul ve ortaokul eğitimiyle bu noktaya geldiğini söylerken “olağanüstü öğretmenlerimiz vardı, bizi çok iyi yetiştirdiler” diyerek; Atatürk’ün tarif ettiği bilim ve fennin ne kadar önemli ve değerli olduğunu; Eğitim bakanı Hasan Ali Yücel’in ülkemizde Köy Enstitülerini kurarak Atatürk’ün izinden doğru bir şekilde yürüdüğünü göstermiş, O büyük dehayı ve onun izinden yürüyenleri anlamakta direnen kişilere tarihi bir cevap vermiş oldu.

Nobel ödüllü Prof.Dr. Aziz Sancar hakkında yazılanları, çizilenleri ve genellemeleri araştırdım ama bu işin “Tarihin tek lideri olan Atatürk’e” uzanan temeli yazılmadığı için yazayım dedim.

İki üç yılda bir eğitim bakanının değiştiği ülkemizde, kimse bedel ödemek istemiyor ama başarı büyük bedeller ödettirir

Sancar, Türkiye’deki gençlere(bizlere) şöyle seslendi: “… çok kargaşık şeylere, politik işlere bulaşmadan bilim ve teknolojide eğitim görün, hem memlekete hem dünyaya hem de insanlığa katkı yapın”

Mardin’de okuma yazma bilmeyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Aziz Sancar’ın Nobel’e uzanan hikâyesi, herkesin kendince çıkaracağı önemli dersleri ve cevapları içinde barındıran bir konu olarak değerlendirilmeyi hak ediyor. “Yok, efendim bir Türk dünyaya bedel, yok şunu yaparız, bize kimse dayanmaz filan…” Boş sözlere, özsüz genellemelere ve şimdi uygulanan eğitim politikalarına ve kendine lider diyenlere bir kere de bu pencereden bakın derim.

O zamanlar öğretmenlik bir hayatı, bir ulusu kurtarmak için vardı. Şimdilerde ise “tayin olunca hayatım kurtuldu, ataması yapıldı hayatı kurtuldu” gözüyle bakılan geçimlik bir meslek haline nasıl geldi?

R. Kemal SAĞIM

Reklamlar

Mardin’den Nobel’e…” üzerine bir yorum

  1. detay ve geçişler için tam not

    Köy Enstitüleri neden kapandı?
    ezcümle değil yine (Can yücel’in babası) dediğiniz gibi, amerikan yardımı için ingilizlerin isteği üzerine imamhatipler açılarak Köy Enstitüleri kapatıldı.. tabi sizin ifadenizle.. husus Tırtar Akademisinde neşredilmiştir…

    atatürk’ün benimsediği harf devrimi.. ve Eğitim Sistemine Sn Sancar işaret etse de iktidardan korkan medya ile.. havuz medyasından bunu beklemek safdillik olurdu..
    hani diyeceğim mangal gibi yürek gerek.. erkeklerse yazsınlar.. naaahhh!

    artık internet var.. haberdar halk..
    o hamaset nutuklarını yemiyoruz..
    bir laf etti diye pkklılarca bakan vali yumruklanıyor
    kim ve ne içinse “oda”lara giriliyor..
    bunu tezgahlayanlar bakan ediliyor..
    biri bop a eş başkan ve diyarbakır ın öneminden bahsediyor
    pkk isim veriyor.. kendilerine mani olanları içeri tıktırıyor

    sonra ver elini mitink.. muhalefet yaparda iktidar yapamaz mı
    onlar yaparda diğerleri yapamaz mı
    17 ölü idi
    şükür demiştim
    birilerinin anaları ağlar.. eşleri dul kalır.. çocukları yetim kalırken
    zafer sarhoşları

    onlarda öğrensinler demiştim
    herkes her taraftan onlar barış istiyor demişti

    birileri de çözüm sürecindeyken yapılan yollara tnt gömen şerefsizler kimdi..
    daha ne kadar saklı yol altında biliyor muyuz.. emin miyiz

    o yüzden mi pkk bayrağına sarılıydı cesetler
    o yüzden mi
    bu meydan kanlı meydaan
    buu meydan kanlııı meydaaann
    halayları çekiliyordu

    asıl resme
    büyük resme bakmak gerek

    soru biiir: emep ve hadepe nin orada ne işi vardı
    ve asıl soru şu; köy enstitülerini kim nedenk kapattı özür kapattırttı
    ve bu eylemi gerçekleştiren hangi şerefsiz neden ….
    bundan ingilizlerin amaçları ne idi

    istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz
    ilk soru 50 olabilir
    ama asıl soru 250 puvandır..

    miting değil.. mitink dir.. ingilizler in direksiyonu soldadır
    çünkü sağlıklı değildir tiynetleri

    affola bop başbaşkanım

Yazı hakkında düşücelerinizi paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s